ağaç işte deyip geçmemek lazımmış
26/7/2007 ·
Yorum (yok) Yorum yaz!
doğanın gölgeliği
26/7/2007 ·
Yorum (1) Yorum yaz!
aman dalgaya gelmeyin
26/7/2007 ·
Yorum (yok) Yorum yaz!
yolculuk
5/7/2007 ·
İnsanlar hür olarak doğar, ama her yerde zincire vurulmuş olarak yaşarlar.
JEAN JACQUES ROUSSEAU
Yorum (yok) Yorum yaz!
Hasan Dağı
1/7/2007 ·
DAĞI
Yüksekliği: 3268m.
Tipi: Volkanik.
Bulunduğu il: Aksaray, Niğde .
Çıkış Yolları: Karkın, Helvadere, Yukarıdikmen, Taşpınar, Uluören.
7626 km2'lik yüzölçümünde 6 ilçe (Ağaçören, Eskil, Gülağaç, Güzelyurt, Ortaköy, Sarıyahşi) ile 191 köy ve kasabası bulunan Aksaray İli'nin 30km. kadar G.G.D. yönünde simetrik bir huni şeklinde yükselen, sönmüş bir volkan dağı olan Hasan Dağı; ismini, târihte o yörede yaşamış bir evliyâ olan Hasan Dede'nin ölümünden sonra mezarının bu dağın zirvesine konmasıyla almıştır. İç Anadolu bölgesinin en görkemli dağlarından biri olarak kabûl edilmesi, çevresinde ondan daha büyük dağların bulunmamasından kaynaklanır. Zirvedeki krater çukuru dağa uzaktan bakıldığında dâhi çok net bir şekilde görülebilmektedir. Nem oranı düşük ve açık havalarda, Konya şehir merkezi çevresindeki dağlardan da görülebilir. Toplam büyüklüğü 1500 km2'yi geçen Tuz Gölü'nün yanında yükselerek 3000m.lik manzarası ile açık olan batı yönünde, akşam saatlerinde kırmızı ışığın tonlarında çok güzel görüntülere imkân verir. Hasan Dağı eteklerinde alt ve üst kısım hâlinde meşe, orta kısım ise bir kuşak hâlinde dağ kavağı ağaçları görülür. Çevrenin tabiî bitki örtüsü bozkır bitkileridir. İklim; kışları soğuk ve sert, yazları ise yağaış azlığı sebebiyle kuraktır.
Eski ismi Harlıdere, târihte ise Nora olarak isimlendirilmiş olan Helvadere'den dağ evine giden yol, veya inşaat hâlindeki astım hastanesine ve yaylaya gidilen toprak yoldan dağa doğru sapılarak taşlıklı geniş bir patika ile vâdi içindeki kamp alanına varılabilir. Vâdinin her iki yanı da kuraktır ve gri rengiyle çok uzak mesâfelerden bile seçilebilir. Kamp alanının bulunduğu vâdinin devamında, bacalar olarak isimlendirilen mevkiinin 150m.kadar ilerisinde vâdi tabanı seviyesinde en kurak
mevsimlerde dâhi su bulmak mümkündür. Zirvesine ulaşmak için pek çok yol vardır. Herhangi bir teknik tırmanış zorluğuyla karşılaşılmaksızın iyi bir tempo ile rahat bir rotadan günübirlik olarak dâhi zirveye ulaşmak mümkündür. En kolay yol, dağın doğu yamacındaki çarşak saha tarafından gerçekleştirilir. Karsız mevsimlerde iniş, zaman zaman tehlikeli olabilir. Dağ sâdece Yılankar rotası ile, bugüne kadar bilinen 4 kişinin hayâtını kaybetmesine sebep olmuştur. Dik kayalık kısımlardan günün belirli saatlerinde taş düşmeleri de görülebilir. Kış mevsiminde zeminin karla örtülmesi ile birlikte dik ve uzun yamaçların rüzgâra açık olan kısımları kimi zaman buz hâlini alabilir. Bu ihtimâller göz önünde bulundurarak krampon ve buz kazması alınmalıdır. Karşılaşılabilecek bir diğer sorun ise yükseklikten meydana gelebilecek muhtemel dağ hastalıkları olabilir. Ancak bunlar baş ağrısı ve mîde bulantısından farklı şeyler olmayacaktır. Zirve çanağı (veya krater ağzı olarak da isimlendirilir) çok eski tarihlerde bir göle sahip olsa da günümüzde kurak bir çukurdur. Zirve, krater çukurunun güney yönünde yükselir ve birkaç adım kenarında 5 çadır sığabilecek büyüklükte kamp alanları vardır. Açık havalarda; zirveden Melendiz, Erciyes, Aladağlar, Bolkarlar ve Karacadağ rahat bir şekilde görülebilir.
Yorum (1) Yorum yaz!
MUNZUR DAĞI
1/7/2007 ·
Munzur, Tunceli ili sınırları içersinde bir dağdır. Ayni isimde bir de akarsu bulunur (Munzur suyu). Adini dersimde gecen bir efsanenin kahramani olan Munzur'dan almıştır. Munzur Efsanesi Yeşilyazı Köyü (Zeranik ) civarında yaşayan bir ağa ve ağanın koyunlarını gütmek için yanına aldığı Munzur isminde bir çoban varmış.
Munzur'un ağası hacca gitmiş. Ağa hacda bir akşam otururken canı un helvası istemiş, bunu sesli dile getirmiş. Munzur, ağasının bu isteğini hisseder, hemen ağanın hanımının yanına gelir ve;
- Hatun, ağamın canı sıcak helva ister. Helvayı yaparsan, ben kendisine götürürüm, der.
Ağanın hanımı önce şaşırır, sonra herhalde zavallı çobanın canı sıcak helva istiyor, doğrudan söylemeye dili varmıyor, utanıyor, ağasını da bahane ediyor diye düşünür. Kendisine bir helva yapayım da yesin der. Helvayı pişirir, bir bohçanın içine bağlar ve Munzur'a:
-Al evladım götür, der.
O sırada ağa hacda namaz kılmaktadır. Namaz sırasında sağa selam verirken, bir de bakar ki sağ yanında, elinde bir bohça ile Munzur dikilmiş duruyor. Namazını bitirip Munzur'a:
-Hoş geldin evladım, burada ne arıyorsun? Nedir o elindeki?, der.
Munzur da:
-Ağam canın sıcak helva istemişti, onu sana getirdim, der.
Elindeki bohçayı ağasına uzatır. Ağası bohçayı açar ve bakar ki içinde sıcacık helva duruyor.Hayretler içinde Munzur'a bir şeyler söylemek için başını çevirdiğinde, bir de bakar ki Munzur yanında yok.
Hac vazifesini tamamlayıp köyüne döndüğünde, komşuları ellerinde hediyeler ile ağayı karşılamaya giderler. Munzur da, götürecek başka hediyesi olmadığından, bir çanağın içerisine koyunlarından bir miktar süt sağar ve bununla ağasını karşılamaya gider. Ağa Munzur'u görünce yanındakilere:
-Asıl hacı Munzur'dur. Öpülecek el varsa, Munzur'un elidir. Önce ben öpeceğim, der ve Munzur'a koşar.
Munzur bu konuşmaları duyduğunda:
-Aman ağam Allah aşkına. Böyle bir şey olmaz. Ben yıllarca senin ekmeğinle, aşınla büyüdüm. Sen nasıl benim elimi öpersin. Ben sana elimi öptürmem, der ve kaçmaya başlar.
Munzur önde, ağa ve yanındakiler arkasında bir kovalamaca başlar.
Şimdiki Munzur ırmağının kaynağının olduğu yere geldikleri zaman Munzur'un elindeki süt dolu çanak dökülür ve sütün döküldüğü yerde, süt gibi bembeyaz su fışkırır. Bundan sonra Munzur kırk adım daha atar. Attığı her adımda, bir kaynak fışkırır. Fışkıran bu sulardan bir ırmak meydana gelir. Munzur'un arkasından koşanlar bu ırmaktan öteye geçemezler. Munzur da bu dağlarda kaybolur gider.
kaynakça :vikipedi,özgür ansiklopedi
Yorum (3) Yorum yaz!
cesaret mi yoksa ...
1/7/2007 ·
şimdi bakacağınız görüntüler cesaret mi? yoksa delilik mi? siz karar verin...
Yorum (1) Yorum yaz!




